26 Aralık 2008 Cuma

unutmayalım diye a.k.a. firensiz zort hoppala

merhaba, adim yekteran baymedir. az rastlanan bir isme sahibim. anlami, "baharla birlikte denize dusen ilk yekteran" demektir. dedem koymus... ezanla kulagima fisildadiktan sonra infilak ettigini soylerler.
bu benim dukkanim ali. ali sayesinde gecinip gidiyorum. ali'yle gecirdigim zamanin disinda genelde nusret'le takilirim. nusret benim evim.
nusret oldukca pimpirikli ve evhamli bir tiptir. balkonum burak'la onu cekistirmeye bayiliriz. yani irfan'a bayiliriz. irfan, balkon burak'la nusret'i cekistirmemize verdigimiz bir isimdir.
sanirim akliniz karisti. yani osman oldu. osman oldugu zaman yapilacak tek sey vardir. samet... ama samet icin de sartlar her zaman uygun olmayabilir. zaten uygun olsaydi kenan olmaz miydi?
hah hah hah hah... ilahi... oniki yil once kafayi yedigimden beri hic bu kadar gulmemistim. gulduysem de hatirlamiyorum. ayrica hatirlayani da zikiyim hatirlamayani da...
orhan'la sekiz yil once tanistim. vecdi bana fikri'ydi. ben de sertac deyip akin'a gittim. (yalnizlikla sekiz yil once tanistim. insanlar bana tuhaf tuhaf bakmaya baslamislardi. ben de amaan bosver deyip bir iki kere osurdum...)
peeki peeki sizin anlayacaginiz dilden konusalim. iyi aksamlar, nasilsiniz? tesekkur ederim ben de iyiyim. ah hah hah gercekten mi soyluyorsunuz? alemsiniz... eeh, bu da hic eglenceli degil... aa bi dakka... eglenceli lan galiba... du bakiyim. hohohahoh... eglenceliymis lan.
bos zamanlarimda sinemaseverleri doverim. cunku cok severler sinemayi. kimse beni o kadar sevmedi... bazen dunyaya timbor tin, bir akina temizhawa, bir firensiz zort hoppala hey olarak gelseymisim ne guzel olurmus diyorum.
babam mali musavirdi, annemse ev kadini. sonra annem mali musavir oldu, babam sofor. ben dogduktan sonra babam isi birakti, annem agaca cikti. agaci teyzem kesti, teyzem suya dustu. suyu inek icti, annem daga kacti. saskinliktan hepimizin canak comleginin patladigini hatirliyorum.
bunlar benim ellerim seha'yla suha. tamam lan anladik sIkildiniz bu muhabbetten. ama kucuk bi anekdort anlatmadan gecemeyecegim. bigun sey oldu. hehe... oyle acayipti ki... bunlar geldi... hehe... vay efendim soyle boyle... ulan dedim.. ne alakasi var... s.kiyim resmen unutmusuz olayi. aa dogru ya, iki once bakkalin orda unutmustum ben bu olayi... kismet.
iki kere evlendim... bu evliliklerimden iki tane karim oldu. ikisi de kiz. isimleri vildan'la burcu. bosandiktan sonra anneleri onlari gormeme izin vermedi. ben de okey dedim.
cat pat ingilizce, nay nay almanca bilirim. derdimi anlatacak kadar italyanca, sevincimi paylasacak kadar ispanyolca bilirim. bu aralar japonca'yi sokup, farsca'ya takmak icin ugrasiyorum.
babamdan kalma kucuk bir arsam var. kusura bakmayin zikretmeden gecemeyecegim, adi oykun... gecen sene oykun'u almak isteyen biri cikti. aklimi kacirdigimi duymus olacak ki, cok dusuk bir para onererek beni kandirmaya calisti. elbette ben yemedim... hemen teklif ettigi paraya oykun'u sattim... niye boyle oluyo yaa...
oykun'dan kazandigim parayla numan adinda nefis bir esofman takim aldim. cok eskiyince kapicinin ogluna verdim. o da beni tartakladi.
geceleri uyumadan hep ayni sey icin dua ederim... allahim, sen koen kardeslerden en az birinin belasini ver.

Hiç yorum yok: