17 Aralık 2008 Çarşamba

what the ?!?





















Her ne kadar görsel estetik faşizanı olmasam da [ha?] aklıma takılan birşey var... Genelde her işin, her sınıfın, herşeyin birşeyinin bir takım kümeler oluşturduğunu içten içe kabul edenlerdenim korkarım ki... Birinin tipine bakıp reklamcıdır, esnaftır, liboştur, Barbie'dir, kurttur, çakaldır demek gibi birşey bu. Bu düşünce örgüsünde rock muzisyenleri nerededir peki? Elbette hepsi geniş omuzludur, yakışıklıdır, cıvırdır, canavardır... Hayır yani öyle olmasalar bile sahne tozu gözümüze kaçtığından sanırım, çirkini de candır ya da muhakkak "karizmatik"tir. Ayrıca Rockstar'lık "freak" olmanın prim yaptığı tek yerdir. [Siyaseti tenzih ederek]

Yıllarca Roger Daltrey'in nasıl rockstar olduğunu düşünmemeye çalıştım. Keith Richards'ın gençliğini gördüğümde uykularım kaçmıştı -neyse ki deneyim ve bir takım kafalar kendisini "çirkin ama karizmatik" nişanından nemalatmıştır. Gel gelelim bugüne... Bugün yukarıdaki fotoğrafı gördüğümde yine bir takım saçma düşüncelere dalıverdim -Radiohead zaten artistlikle/maddiyatla işi olmayan kafası eskisinden de beyaz abilerimizdir ya neyse... 

Peki ya Colin Greenwood? Bu adamı her gördüğümde "Bi grup delinin peşine takılmış gidiyor..." diye düşünmeden edemiyorum. Tipiyle, duruşuyla tam bir İngiliz mavi yakalısı. Edebiyle adabıyla tam bir İngiliz beyfendisi. Arz-ı endamı ile ise gerçek bir İngiliz ineği. İnek derken nerd gibi,  geek gibi... Bu insana bakarak kim rockstar diyebilir? Bana kalırsa ingiliz olduğundan başka sallayacağınız hiçbirşey tutmayabilir. Ve yine bence kendisi Kod Müzik'te çalışıyor ya da Kadıköy Kadife Sokak'ta sevgiyle selamladığımız DJ abilerimizden biri... Hatta bizim okulda da bi Colin Greenwood vardı. Duyduğuma göre artık kitap yazıyormuş. Kızarkadaşıyla Moda Caddesi'nde eve çıkmışlar. Bir de kedileri varmış. Sokaktan almışlar. Kısırlaştırmaya karşı oldukları için evden hiç çıkartmıyorlarmış. Geçenlerde evden kaçmış, şimdi hamile. Son gördüğümde Colin kedisinin doğacak yavrularına ev arıyordu. Pasajın arka kapısında, kucağında bi tomar kağıt duvara ilan yapıştırıyordu: "Hayvan Dostlarına Ücretsiz TEKİR Yavrular..." Selam vermeden yoluma devam ettim. Bu Colin Greenwood, algımı kafama kakan bir insan.

Peki manav olmak nasıl bir duygudur acaba?
Yaşadığın en iyi orgazmı 1000 ile çarp aldığın zevkin yanına bile yaklaşamazsın sanırım.


1 yorum:

Adsız dedi ki...

manavlar n yüce duyguların insanıdır.